9 Ağustos 2012 Perşembe

canım oğluma / kızıma

Benim yaşlandığımı düşündüğün gün
Sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış…

Yemek yerken üstümü kirletirsem… üzerimi değiştirecek gücüm yoksa.
Lütfen sabırlı ol. Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla...

Seninle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesme beni dinle.

Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum.

Banyo yapmak istemediğimde;

Beni utandırma yada azarlama…

Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla…

Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürsen… bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme…

Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam… lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı… eğer hatırlayamazsam, sinirlenme… çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil, senin yanında olabilmem ve senin beni dinliyor olmandır.

Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim…

İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi… yaşamı göğüslemeyi…

Eğer birşey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.

Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde...
 bana elini ver…

Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.

Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde… ve ölmek istediğimi…

kızma… Birgün anlayacaksın…

yaşımın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış,

Bir gün şunu anlayacaksın:

hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve

senin yolunu hazırlamaya çalıştım

Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın yada güçsüz hissetme kendini.

Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin.

Yürümeme yardımcı ol… ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirmeme....

Benim için yaptıklarını, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.

Seni çok seviyorum oğlum/kızım….
Ve hep seveceğim…

13 yorum:

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

gözlerimi doldurdu bu yazı :)

ada ve deniz dedi ki...

:)))))

morpuanlıpembeçorap dedi ki...

merhaba ben geldim..afedersiniz maillerime hiç bakmadım..hemen dönerdim görsem..Ne yapmamız gerekiyor?ben henüz acemi sayılırım..Teşekkürler...

gülşah dedi ki...

Her okuduğumda tuhaf oluyorummmm :((

uçurtma avcısı dedi ki...

ne kadar gerçekçi.duygulandım çok ...

Sevil Aslan dedi ki...

çok duygulandım okurken..

Oktay dedi ki...

benimkinin bu konuda benden çok çekeceği var arkadaş,
o günleri görmek için yaşıyorum

cemre dedi ki...

Gerçekten çok hisli bir yazı,içim burkuluyor her defasında annelerimize babalarımıza karşı hep sabırlı olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

undenied dedi ki...

Kitaplaşma etkinliği sonucu kitaplaştınız mı ?

biraydamasalı dedi ki...

bloğuma hoş geldiniz undenied.evet morpuanlıpembeöoraptı benim eşim.kendisi ile iletişime geçtik.tatilde olduğu için dönüşünde haberleşeceğiz.ilginize teşekkürler.sevgiler:)

lila dedi ki...

Boğazım düğümlenerek okudum yazınızı. Ailem daha yeni ziyaretime gelmişti. Ayrılmak zaten zor gelmişken bu yazıdan sonra binip yanlarına gitmek istedim.

Keçece dedi ki...

Merhabalar,
Yazınız çok hoş okurken dünü yarını ve bugünü gördüm.
Bu arada bloguma hoş geldiniz.

Duygu Erdoğan Karataş dedi ki...

Anne olunca insan bir tuhaf mı oluyor ne? Bu tarz yazılar pek bir dokunuyor kalbime :))